close
bulut_misali_oludeniz_yamac_parasutu

Gelelim hayatımın en güzel anlarına, size yamaç paraşütü deneyimimden bahsetmek isterim. Hiç unutmak istemeyeceğim anlardan biridir Babadağ’dan atlayışım. Babadağ, Fethiye’de bulunan 1969 m yüksekliğindeki, ölüdeniz manzaralı, yamaç paraşütünün de yapılmasıyla meşhur olan dağdır. Benim atladığım yer 1700 m yüksekliğinde bulunan pist idi. Genelde merak edilen şeylerden biraz bahsedeyim. Nedir noluyor, ben pek araştırmadan gitmiştim, orda herşeyi spontane öğrenmiş oldum. Siz en azından bilip de gidin neler oluyor diye 🙂

Mesela, tandem nedir? Tandem, aslında bir çok spor dalında kullanılabilir bir terim, 2 kişinin koordinasyonu ile yapılan işlere tandem deniliyor. 2 kişilik bisiklet sürmeye tandem sürüşü denildiği gibi , yamaç paraşütünün 2 kişilik yapılmasına da tandem uçuşu deniliyor.

Ben bir tanıdığımın vasıtasıyla Reaction Paragliding firmasındaki Faruk Bozkurt‘u tercih etmiştim. Çok da güzel bir uçuş gerçekleştirdik, kendisi çok deneyimli bir pilot zaten. Yılların deneyimi uçuşa da yansıyor tabi ki. Öncelikle firmanın Ölüdeniz’deki yerine gidip ücretle ilgili işleri hallediyorsunuz. İki çeşit satınalma gerçekleştirebiliyorsunuz, ister fotoğraf ve video çekimli uçuş, isterseniz sadece uçuş. Ben tabiki de fotoğraf ve video çekimli olanı tercih ettim. Ücretler biraz yüksek gelebilir ama hayatınızda belki de bir kere yaşayacağınız bir deneyim, o yüzden bu paraya acımamanız gerektiğini düşünüyorum. Güncel ücret bilgisi için firmayla iletişime geçmeniz gerekiyor.

Vakit geldiğinde otobüslerle Babadağ’ın arnavut kaldırımlı yollarından 1700 m yüksekliğe yolculuğa başlıyorsunuz. Tırmandıkça içinizde bir kıpırtı başlıyor, bi sorgulama geliyor, napıyorum ben, hala geri dönebilir miyim acaba, ne olabilir ki, bu kadar insan atlıyor bişey olmaz, gibi gibi aklınızdan bir çok şey geçiyor çıkarken, sonra bir bakmışsınız gelmişsiniz.

Bir yamaca geliyorsunuz haliyle adı üstünde 😀 şöyle anlatıyım, yanlışlıkla su şişesini bırakırsanız yere, yuvarlanır ve gözden kaybolur, öyle bişey. Burda paraşütü giyinmeye başlıyorsunuz, aslında temelde kollarınıza yelek giyer gibi giyiniyorsunuz ve oturur pozisyonda olsanız sandalyenin alt kısmı gibi bir oturak yerine oturur olursunuz. Tam anlatamadım ama o kadarını da gidince anlarsınız zaten.

Uçuşa başlamadan önce dikkat etmeniz gereken şeylerden ilki, güneş gözlüğü, o olmadan olmaz yanınızda kesin bir güneş gözlüğü getirmeniz gerekiyor. İkincisi ise güneş gözlüğü dışında yanınızda hiç bir şey olmaması gerekiyor, anahtar ya da telefonumu ne yapayım o kadar da yanımda bişey olması gerekir dediğinizi duyar gibiyim. Benim de telefonum yanımdaydı, pilotumuz arka kısmında bulunan ufak bir çanta gibi bir kısma onu almayı kabul etti, ama siz yine öncesinde sormayı unutmayın.

İşte en heyecanlı kısma geldik, herşey hazır, paraşütü yere açıyorlar ve uygun bir rüzgar beklemeye başlıyoruz. Uygun rüzgar kelimesi insanı biraz korkutabiliyor farkındayım, çünkü bazen paraşüt havalanıyor ama o uygun bir rüzgar olmuyor, dolayısıyla uçuş gerçekleşmeden paraşütü yamaca geri indirebiliyorlar. Biz uygun bir rüzgar yakaladık ilkinde, ve pilotun yönlendirmesiyle koşar adımlarla yürüyorsun ve bir iki üç dediği zaman hafif zıplayarak paraşütün oturacağın kısmına oturuyorsun. Ayakların yerden kesiliyor, kalbin hızla çarpıyor, bir yandan da ilk adımı başardım diyerek kendinle gurur duyuyorsun 🙂

Sonrasında gökyüzünde kuşlar gibi süzülüyorsun. İlk 5-10 dk dağ yamacına yakın olduğumuz için rüzgar biraz türbülans yaratıyor, normal bir şeymiş o sallantılar, ama sonrasında gayet sakin, güzel bir uçuş gerçekleştirdik. Dağdan uçuşu gerçekleştirirken, bulutlar vardı gökyüzünde, tam da hayal ettiğim gibi oldu aslında, bulutları açıp Ölüdeniz’i, diğer paraşütleri bir anda net bir şekilde görmeye başlayınca, heyecanım yerini mutluluğa ve keyfe bıraktı. Muhteşem manzarayı izledim, nefesim kesilecek gibi oldu güzelliğinden. Bol bol fotoğraf çekildim, video çekildim. Hatta kontrollü olarak paraşütün kontrolünü ele bile geçirdim, bir sağa bir sola süzüldüm, o kadar da zor bir şey değilmiş, demek isterdim ama çok zor birşey bence 🙂

Aşağılara indikçe renkler, manzara herşey çok daha güzelleşiyor. Bir de ona ne dendiğini bilmiyorum ama dönüş hareketi var, bir koni şekli çizecek şekilde döndürüyor pilot sizi. Bunu denemek istemedim ben çünkü insanların midesi bulanabiliyormuş bu harekette, ben de normalde otobüste bile midesi bulanan bir insan olduğum için bu riske girmek istemedim. Çünkü midem bulanırsa bu güzel anımın içine kötü bir şey girmiş olacaktı, o yüzden dedim o kalsın 🙂

Gelelim iniş kısmına, iniş esnasında sanki çatıların üstüne inecekmiş gibi hissettiriyor. İstemsizce ayaklarını kaldırıyorsun sanki değecekmiş gibi, ama aslında mümkün değil baya mesafe var. İnerken de kalkışta olduğu gibi bir iki üç yürümeye başlıyorsun ve yerdesin.

30-40 dk kadar süren bu deneyim, hayatınızda iz bırakıyor emin olun. Instagramda fotoğraf paylaştıkça en fazla yorumu ve mesajı korkular üzerine aldım. Korku tabi ki de insanlar için, ama korkularınızın sizi engellemesine izin vermeyin, korkuyorum evet ama yapıcam diyin ve cesur olun. Cesaret emin olun sizin en büyük hazineniz, akıllıca kullanıldığında size her zaman çok şey kazandırır.

Yamaç paraşütü deneyimlerinizi ya da korkularınızı yorum olarak bırakın, merak ediyorum 🙂

Tags : babadağbabadağ yamaç paraşütü uçuşuege denizifethiyeölüdenizReaction Paraglidingtandemtandem uçuşutürkiyeyamaç paraşütü
tugceningokyuzu

The author tugceningokyuzu

4 yorum

    1. Bir kişiye bile cesaret verebildiysem yazı amacına ulaştı bence ✌🏻teşekkür ederim 😘

Leave a Response